Erken Kararan Havalar

BENİ BU HAVALAR MAHVETTİ

Sonbahar ve kış mevsimi gün ışığından daha az yararlanmamıza sebep olur. Havaların erken kararması duygusal ve fizyolojik bazı değişimlerin de yaşanmasını kolaylaştırır. Kirli hava, yapay kimyasalların varlığı ve iş yaşamının getirdiği yorgunluklar kış döneminde aşırı yemeye, mutsuzluk ve isteksizlik duygusunun açığa çıkmasına neden olur. İşte bu mevsimlerde oluşan hormonal değişimleri hastalanmadan, mutlu ve şişmanlamadan geçirmek için önerdiğim 7 yolu sizlerle paylaşıyorum.

1) Serotonin Düzeyini Yüksek Tutmayı Önemseyin: Kış mevsimi uyku demek, biraz da içine kapanmak hatta eve kapanmak anlamına gelir. Bunun nedeni beyindeki serotonin düzeyindeki azlıktır. Serotonin düzeyi azaldıkça sinirlilik, uyku bozukluğu, depresyon ve mutsuzluğa neden olur. Serotonin azalınca iştah da etkilenir. Migren artabilir. Hatta kas yorgunlukları da oluşabilir. Kışın karamsar olmamızın da nedeni serotonin hormonudur.

2) Taze Sebzeler İle Toksinleri Uzaklaştırın: A vitaminini, isotiyosiyanatlar ve C vitaminini kış mevsimi süresince salata şeklinde bolca tüketin. A ve C vitaminleri sayesinde soğuk algınlığına yakalanmadan mevsimsel geçişi sağlayın. Bu sağlıklı salataların etkisini salata soslarıyla bomba haline getirip vücudumuzda bağırsaklarda da yararlı bakterilerin artmasını sağlayarak bağışıklığı desteklemek mümkün. Bunun dışında çorbalara siyah tane karabiber, pul biber, kimyon ve sumaktan birini ekleyerek kan dolaşımındaki mikropların temizlenmesini de sağlayabilirsiniz.

3) Özel Formüllerle Mikroplardan İçinizi Temizleyin: Vücudunuzda hastalık riski yaratan mikrobik faaliyetleri süt, zencefil, elma sirkesi, bal ve limon ile temizleyerek kışı dinç, hastalıklardan koruyarak ve uykudan günlerce dinlenmişsiniz hissi ile uyanarak geçirebilirsiniz.

4)Karbonhidrat İsteğini 2 Sihirli Besinle Yok Edin: Soğuyan havalar, erken kararan gün beynimizde yemeklerden sonra pasta, kurabiye, cips, kek veya poğaça gibi yiyeceklerin televizyon karşısında yenmesini her zaman hatırlatır. Ve bu beyindeki öğrenilmiş hatırlatma duygusu yeme davranışımızı bol karbonhidratlı yiyecekleri tüketerek yağlanmamızın kolaylaşmasını sağlar. Bunu önlemenin tek yolu güne kahvaltıda mutlaka yumurta bulundurmak ve gece yatarken sadece süt içmektir. Bu iki yiyeceği uygun zamanda yediğinizde hava ne durumda olursa olsun şeker krizinizin ortadan kalkmasını sağlayacaktır. Ve akşam yemeklerinden sonra içeceğiniz yeşil çay da sizin tatlı ataklarınızı engelleyen süper içecek olduğunu söyleyebilirim.

5)Erken Kararan Havada Çorba İçin: Sonbahar ve kış mevsiminde fiziksel aktivitenin azaldığı ve normal yeme düzenine nazaran % 80 daha fazla kalori alındığı bir gerçek. Yağlı, tuzlu ve şekerli yiyecek tüketiminin daha çok tercih edildiği kış mevsiminde kilo alımı da oldukça kolaylaşabiliyor. Uzman olarak önerim soğuk havalarda yağlı, tuzlu ve şekerli besinler yerine sıcak içimi sayesinde bolca çorba tüketmek olacak. Hem sebze, tahıllar, baklagiller ve baharatları bir arada yiyerek doyma hazzı sağlayacak hem de 1 küçük tabak çorba sayesinde vücudunuza fazla kalori yüklemeyeceksiniz.

6)Kış Mevsiminde D Vitamini Düzeyini Kontrol Ettirin: Kış mevsimi gün ışığından da yararlanma süresini azaltan bir geçişe neden olur. Böylece yaz mevsimindeki patlak güneş ışınları yerini daha az etkili forma bırakır. Güneş ışığı demek D vitamini sentezi demek. Bu nedenle kış mevsiminde D vitamininden zengin yiyecekler ve D vitamini desteği almak önemlidir. Araştırmalar günde 1000 IU D vitamini desteğinin kolon, meme ve yumurtalık kanserinden % 50 kadar koruduğunu gösteriyor. Hem kanserden korunmak hem de D vitamini azlığına bağlı depresyon, kemik ağrıları, kas zayıflaması ve bağışıklık sisteminin çökmesinden korunmak için D vitamininden zenginleştirilmiş süt, yağlı balıklar ve yumurta sarısını düzenli yiyerek D vitamini ampullerini doktor kontrolünde kullanmanızı tavsiye ederim.

7)Düzenli probiyotik kullanın: Mevsim geçişlerinde hareketin ve su tüketiminin azalması,hormonal değişikliklerle  birlikte karında şişlik, hazımsızlık, kabızlık gibi şikayetlerin gelişmesinin ve önlenmesi için düzenli probiyotik kullanılmasını öneriyorum.

Add Your Comment

Ayazağa mah. Azerbaycan cad. No: 3 Blok Kat 12 D: 29- 30

drneslihanaktas.com © 2024. Tüm hakları saklıdır